Aksaray Mutlu Son

Aksaray Mutlu Son

Gerçekte niyeti Londra’da çok uzun kalmak deÄŸildi nede olsa. Gözlerini açtı ve inledi. Kendini kontrol edemiyor muydu? Aksaray Mutlu Son Miranda deneyimsiz, yirmilik, deliÅŸmen bir kızdı. Leticia gibi deÄŸildi. Tüm kadınsı becerilerine baÅŸat ve onları bireysel çıkarları için kullanmaya istekli. Miranda baÅŸtan çıkarıcı olsa da karşı konulabilirdi. Aksaray Mutlu Son Turner, onu kafasından atacak kadar güçlü bir erkekti. Bununla birlikte, belki de onunla aynı evde yaÅŸamamalıydı.

Bir ihtimal bu yıl sezona katılan kadınları araÅŸtırma süreı gelmiÅŸti. Biroldukça ağırbaÅŸlı dul genç hanım vardı. Çok uzun zamandır ona bir hanım eÅŸlik etmemiÅŸti. Bir kadını unutmasına yardımcı olabilecek bir ÅŸey varsa, o da baÅŸka bir kadındı. *** “Turner taşınıyor.” “Ne?” dedi Miranda, porselen bir vazodaki çiçekleri düzeltirken. Ancak kıvrak elleri ve ÅŸanslı olması sayesinde, deÄŸerli, antika vazo yere düşüp parçalanmaktan kurtulmuÅŸtu. “Gitti bile, ” dedi Olivia omuz silkerek. “Åžu anda uÅŸağı eÅŸyalarını topluyor.”

Aksaray Mutlu Son

Miranda vazoyu tekrar masanın üzerindeki yerine koydu, parmaklan son aÅŸama dikkatliydi. YavaÅŸ ve kararlı. Derin bir nefes aldı. Aksaray Mutlu Son Sonrasında nihayet, sarsılmadan mevzuÅŸabileceÄŸinden emin olunca, “Åžehirden ayrılıyor mu?” diye sordu. “Hayır, öyle olduÄŸunu sanmıyorum, ” dedi Olivia. “Åžehirde bu kadar uzun kalmak niyetinde deÄŸildi, bu yüzden bir daire kiralıyor.” Bir daire mi kiralıyordu? Miranda, göğsüne batan korkunç duygu ile savaşım etmeye çalışıyordu. Bir daire kiralıyordu. Sırf ondan uzaklaÅŸabilmek için. Çok üzücü deÄŸilse bile çok aÅŸağılayıcıydı. Veya bir ihtimal ikisi birden. “belki hepimiz için en iyisi bu, ” diye sürdürdü Olivia, arkadaşının huzursuzluÄŸuna aldırmadan.

“Biliyorum, tekrar asla evlenmeyeceÄŸini söylüyor – ” “Bunu o mu söyledi?” Miranda donakaldı. Nasıl mümkün olabilirdi, bunu o nasıl bilmezdi? Onun kendisine bir eÅŸ aramadığını söylemiÅŸ olduÄŸini biliyordu ama şüphesiz hiçbir vakit istemediÄŸini de kastetmiÅŸ olmamalıydı. “Yaa, evet, ” diye yanıtladı Olivia. “Önceki gün öyle söylemiÅŸ oldu. Çok katıydı. Annem buna bozulur diye düşündüm. Öyle de oldu, hemen hemen bayılıyordu.” “Annen mi?” Miranda inanmakta zorlanıyordu. “Evet, ama bayılmadı, sinirleri bu kadar saÄŸlam olmasaydı mutlaka bayılırdı.” Miranda, çoÄŸu süre arkadaşının bu dolambaçlı seçimindan hoÅŸlanırdı ama ÅŸimdi onu boÄŸmak istiyordu. “Her neyse, ” dedi Olivia, içini çekerek ve yana doÄŸru birazcık eÄŸilerek, “EvlenmeyeceÄŸini söylemiÅŸ oldu ama bunu tekrar düşüneceÄŸinden kesinlikle eminim. Bir tek bu üzüntüsünden kurtulması gerekiyor.